Migrenim olur musun? Arada bir aklıma gelir, dağıtır gidersin.
[Özgür Gümüşsoy]
Seni bulmaktan önce aramak isterim, Seni sevmekten önce anlamak isterim, Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, Sana hep yeniden başlamak isterim.’ [Özdemir Asaf]
‘Uykunun içinde bir rüya, rüyamda bir gece, gecede ben… Bir yere gidiyorum, delicesine… Aklımda sen… [Özdemir Asaf]
Islak bir sokakta bulursun kendini Yüreğin taş, dudakların yok Yaşadığını zannedip yürümek istersin Ellerin titrer, gözlerin dolar Yüreğinde ne varsa yaş olup akar gözlerinden Üşüdüğünü zannedersin; ölmektesindir Sıkı dur bebeğim buna AYRILIK derler. [Ceyhun Yılmaz]
Yeniden merhaba sevgili blogum. Dur sakin ol hemen kızma uzun zamandır uğramıyorsun buralara diye. Bu sene yoğun geçiyor falan filan… Neyse canım blogum lafı fazla uzatmayayım bak sana ne diyeceğim. Bir kitap okudum muazzam bir şey. Hani şu kadarını söyliyeyim, Şimdiye kadar okuduğum en iyi kitap. Hem cümle olarak hem kelime zenginliği olarak hem de kurgu olarak.
Kitabın başlangıç cümlesi Cüneyt Arkın’ın Sıkı Dur Geliyorum [1964] filmindeki bir replik olan “Canımın için, böyle şeyler yalnızca romanlarda olur.”
Kitabın ana karakteri Nuh Tufan. Kitap da zaten Nuh Tufan’ı gibi sürükleyici.
Neyse çok fazla dırdır etmeyeyim. Kitabı mutlaka oku blog. Eminim sende çok seveceksin. İstersen ek$isözlükten de bakabilirsin kitap hakkında yorumlara.
Islak sokaklar mevsimindeyiz artık.. Bu kalabalik şehire hüzün yağar bu zamanlar.. Yalnızlık yağar caddelerine.. Darma dağın saçlar ıslanmış yüzler hep yere bakar.. Kahveleri bile dert yüklenir.. Çaylari daha bir demli.. Unutulan sevgililer hatırlanir veya sevgililer unutulmaya çalışır…
Bu mevsimde vitirinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin.. Her adımın yalnızlığa uzanır.. Yine de hızlı atılır adımlar, Koşulur bu sokaklarda.. Herkes kendi türküsünü söyler yüzünü buruşturarak.. Herkes kendi hikayesini en acıklı sanir..
Dün gece bir aşkı gömdüm derine.. Dün gece sensiz öldüm.. Gözlerimi kapattım uyumadan.. Düşümde seni gördüm..
Sensiz olan bu şehir istemem aşksiz olsun.. Sensiz olan bu aşk istemem bensiz olsun!!
Kendisi koca bir yalanken gerçeği arar bu şehir.. Sokakları gibi evleri de acı doludur.. Gözyaşları taşar pencerelerinden.. Geceleri gerçeklerini saklarda hergün başka bir maske takar insanları.. Hayatları vardir anlattıklari bir de tek başına kalınca yaşadıkları…
Aşkları bir damla gözyaşında boğulur bu şehirin. Onun için geceleri yeni hayatlar yazılır kimsenin bilmediği zamanlara.. Onun için kimse üzülmez gidenlere ve acır geride kalanlara.. Herkes kendi türküsünü söyler bu şehirde sadece kendi acısına ağlar.. Herkesin tiyatrosudur bu şehir herkesin en yalandan sahnesi.. Ve onun için bulunmayı bekler bu şehirin denizlerinde incilerin en sahtesi..
Yinede yalan olduğunu bile bile hergün aynı oyunu oynar bu şehrin insanları.. Herkes kendi hikayesini en acıklı sansa da her geceyi pembeye boyar gündüzün yalanları.. Bu mevsimde vitirinleri az sulu rakı gibidir bu şehrin. Her yudumun yalnızlığa uzanır.. Yinede hizli adımlar atılır, koşulur yalnızlığa.. Herkes kendi türküsünü söyler yüzünde bir maskeyle.. Hergün insanlığından bin defa utanır!!
Dün gece bir aşkı gömdüm derine.. Dün gece sensiz öldüm.. Gözlerimi kapattım uyumadan.. Düşümde seni gördüm..
Sensiz olan bu şehir istemem aşksiz olsun.. Sensiz olan bu aşk istemem bensiz olsun!!
Bu aralar “How I Met Your Mother” diye bir dizi var ya, onu izlemeye başladım. Aslında karşıydım yabancı dizileri izlemeye. Bir önyardı vardı bende “boşuna zaman kaybı” diyordum ki ( diyordum ki repiliği de vodafone reklamından takıldı ağzıma) bir arkadaşımla beraber bir kaç bölüm izleyince 1. sezondan itibaren izlemeye başladım. Bi dizi bu kadar mı eğlenceli olur. Hele o barney yok mu :D İdolüm oldu yeminle :D favori repilikleri ağzımdan düşmüyo. Cümle sonuna “true story” demeler sonra “what up” demeler, sonra %83 istatisliğini kullanmalar falan.
Hatta o kadar hayran oldumki diziye, laptopu kucağıma alıp çekirden çitlerken izliyorum. Bir kere o şekilde uyuyakalmışım, bir uyandım her tarafım çekirdek kabuğu :D Laptop yere düşmüş falan, tekrar laptopu kucağıma alıp izlemeye devam ettim true story ; ). Sana da tavsiye ediyorum blog kesinlikle izle.
En son bunları yazdınız