Eki 14
“Blog’a bir yazar daha alacak olsam, sizce nasıl birini almalıyım ?” diye sorduğum soruya aldığım cevaplar aşağıdaki gibidir.
- Kısa boylu, pos bıyıklı, şişman, kel bir adam (50%, 50 Oy)
- Ehliyeti olan, üniversite mezunu, sarışın bayan eleman (27%, 27 Oy)
- Bayan eleman (16%, 16 Oy)
- Ehliyeti olan, üniversite mezunu bayan eleman (6%, 6 Oy)
- Ehliyeti olan bayan eleman (1%, 1 Oy)
“Kısa boylu, pos bıyıklı, şişman, kel bir adam” şıkkına oy veren arkadaşların unuttuğu bir şey var ki her oy verenin IP adresi elimde var , kimlerin o şıkka oy kullandığını görebiliyorum. Bakalım o arkadaşlar ilerleyen günlerde nelerle karşılaşacaklar
Eki 14
Sevgili blog;
Ne zamandır oturup iki muhabbet edemedik senle. Şimdi diyeceksin ki “hiç uğramıyosun buralara, kestin selamı sabahı” diye ama işin aslı öyle değil. Aslında çok geçerli sebeplerim yok ama yine de kendimi savunabileceğim sebepler var. İlk olarak blogcuğum bildiğin üzere bu sene 4. sınıf oldum, tamam okul uzadı ama ders çalışmazsam altı,yedi diye gidecek. İşte bunu önlemek için bu sene ders çalışıyorum. Cidden len. Hatta bak geçen noldu. dersten çıktım böyle elimde defterim falan yürüyorum, arkadan biri elini omzuma attı, ve peşinden ” afferin bu sene derslere katılıyosun, takip ediyosun, not tutuyosun…” diye söze girdi. Ben de bizimkilerden biridir diye kafayı çevirmedim, bi kaç saniye sonra bizim aferinci yanıma geldi, bi baktım ki az önce dersinden çıktığım hoca ((: Dedim hocam bu dersi 4. defa alıyorum , artık geçiyim :D Geçersin geçersin dedi. Göçzlerimdeki ışığı 4. yılda farkedebildi hoca. Olsun.
Ondan sonra geçenlerde bi hasta olmuşum blog sorma. Öyle böyle değil. Ben hayatımda bu kadar ağır bi grip geçirdiğimi bilmem ( Allah beterinden saklasın) öksürük bi taraftan, burnum zaten çeşme, vücutta zerre kadar derman yok falan. burnumu silmekten yara oldu burnum, hatta şişti. 4-5 farklı hastaneye gittim. Yaaa.
Vel hasıl-ı kelam gel affet beni blog. Tekrar kardeş kardeş geçinelim senle (: Yapamıyorum sensiz Tüllaaayyy :D ( bu enstantane için buraya bakınız :D )
Eyl 16
ne çok şey anlatacaktım (da) bi nefes aldım ki veremedim.
bunu da say blog bunu da say…
benim basiretsizliğime
yoksa Allah çarpsın anlatacaktım.
Eyl 11
Gözlerini benden aldığın gün gülüşlerimi de aldın. Neden sadece gözlerini almadın. Veya nedenaldın gözlerini ? Bakmayı mı bilmiyordun yoksa görmeyi mi ? Görmedin mi içimdeki masum çocuğu ? Bayramlıklarını giymiş bir çocuk gibiydi o. O ufacık ellerinde dünyalarla gelmişti sana. Görmedin ki. O kadar sevinçli, o kadar masum, bir o kadar da heyecanlı…
Şimdi sen aldın ya gözlerini benden, kimsesiz bıraktın ya o içimdeki çocuğu, artık gamzelerim bile hayata küskün. “güldüğün zaman gözlerinin içi parlıyor, gözlerin gülüyor” derdin ya. Gel bir de şimdi gör o gözlerimi. Çukurları simsiyah olmuş gözlerimi.
Artık dalgakıransız bir liman gibiyim. Ne yanımda bir denizfeneri var, ne kendimi dalgalardan koruyabiliyorum, ne de yanıma başka tekneler yanaşabiliyor…
En son bunları yazdınız