| yaşar kurt – alışamadım |
“Hiçbir lokantada tek başınıza oturabileceğiniz şekilde dizayn edilmiş masa bulamazsınız. Toplum sizi yalnızlıkdan kurtarmak için gerekirse ruh sağlığınızla oynar !.” Küçük İskender
————————————————-Evet aynen böyle bir toplumda yaşıyoruz. Yalnız insanı delirtmek için muazzam şekilde sistematize edilmiş bir çevre. Küçük İskender’in dediği gibi hiç bir lokantada tek kişilik masa yok. İşte bu yüzden tek başınayken sırf kalabalık diye girmediğim lokanta sayısını hatırlamıyorum. Hiç bir lokantada tek kişilik masa olmadığı gibi, denizi tek başına izleyebileceğiniz bir bank da yok. Şehirler arası hiç bir otobüs de tek başına oturabileceğiniz bir koltuk bulamazsınız. Tek çareniz cam kenarını seçip gece herkes uyuduğunda sevdiğiniz şarkıyı dinlerken dışarıyı izlemektir.
Çay bahçelerini hep sevmişimdir. Ama yalnızken hiç gidemedim. Biri gelirde senin sandalyeni işaret edip “boş mu?” diye sorarsa, verebilecek cevabım yok. Boş demeye dilim varmaz, dolu desem yüreğim kaldırmaz.
Her köşesinde “sen” olan bir şehirde, toplum yalnız kalmama izin verse bile yalnız kalamam zaten. Tek kişilik masası olmayan lokantada da, deniz kenarındaki bankta da , şehirler arası yolcu otobüsünde de, dolmuş beklediğim durakta da sen varsın. Adım adım, lokma lokma, nefes nefes sen varsın şehrin her yerinde.
Bu şehri sevmememin bir nedeni de bu zaten. Her an, ansızın seni çıkarmıyor mu karşıma ? Tüm hatıraları bırak bu şehirde, uğrama bir daha çek git diyorum. Ama yapamıyorum. Kopamıyorum senden. Bırak senden kopmayı hatıralarından bile kopamıyorum.
Aşk ; hayalin çocuğu hayal kırıklığının annesiydi. Şimdi söyle bizim aşkımız çocuk muydu yoksa anne mi ?





En son bunları yazdınız