<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>~mehmet diye biri &#187; maçı</title>
	<atom:link href="http://mehmet.diyebiri.net/tag/maci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://mehmet.diyebiri.net</link>
	<description>manikdepresif kişiliğin, kendine kurduğu acizane fakat halisane dünya</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Sep 2010 11:47:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Mahalle Maçları</title>
		<link>http://mehmet.diyebiri.net/mahalle-maclari/</link>
		<comments>http://mehmet.diyebiri.net/mahalle-maclari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 May 2009 11:14:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beğendiklerim]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Mevzular]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[maçı]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle maçı]]></category>
		<category><![CDATA[tsubasa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mehmet.diyebiri.net/?p=116</guid>
		<description><![CDATA[Takımlar belirlenmeden önce, ilk olarak saha ve kaleler belirlenir. Kaleler genelde 2 taş arasındaki 9 adamlık alandır. Kalelerin belirlenmesi için kaleyi adımlayan kişinin ayakkabı numarası bilinmesi gerekir , yoksa haksızlık olur. Kaleler belirlendikten sonra iş takımları belirlemeye gelir. 2 kişi çıkar ortaya ve aldım-verdim tarzında adımlamaya başlarlar. (adımlamadan kasıt, iki kişinin birbirine doğru adım atmasıdır) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-117" title="mahalle-maci" src="http://mehmet.diyebiri.net/wp-content/uploads/2009/05/mahalle-maci-300x283.jpg" alt="mahalle-maci" width="300" height="283" /><strong>Takımlar belirlenmeden önce, ilk olarak saha ve kaleler belirlenir. Kaleler genelde 2 taş arasındaki 9 adamlık alandır. Kalelerin belirlenmesi için kaleyi adımlayan kişinin ayakkabı numarası bilinmesi gerekir , yoksa haksızlık olur.</strong></p>
<p><strong>Kaleler belirlendikten sonra iş takımları belirlemeye gelir. 2 kişi çıkar ortaya ve aldım-verdim tarzında adımlamaya başlarlar. (adımlamadan kasıt, iki kişinin birbirine doğru adım atmasıdır) Her zaman düz adımlar atılmaz bazen ayağı yan koyup, yan adımlarda atılır, hatta bazen, aykkabının sadece burnu ile adım bile atılır ( hafif moonwalk tarzı :) ) bunun birde belli bir adımdan sonra zıplama versiyonu vardır, ama sakatlıklara sebebiyet verdiğinden dolayı çok kullanışlı değildir (:</strong></p>
<p><strong>Adımlama işleminde kazanan kişi ik oyuncuyu seçme hakkını kazanmıştır.</strong></p>
<p><strong>a : Ali&#8217;yi aldım.<br />
b : Veli&#8217;yi aldım.<br />
(Ali ve Veli sanki 10 milyon dolara transfer edilmişçesine kasıla kasıla onları seçenlerin yanlarına doğru yürürler.)<br />
a : Ahmet<br />
b : Mehmet<br />
&#8230;<br />
a : Hasan<br />
b : Hüseyin</strong><br />
<span id="more-116"></span><br />
<strong>Eğer oyuncu sayısı çift değilse, yani takımlardaki oyuncular eşit değilse, sona kalan oyuncu( eğer oyunda görmek istemedikleri bir oyuncu ise, ki genelde sona kalan öyledir.) sen &#8220;yalancı dolmasın&#8221; sen &#8220;fındık fıstıksın&#8221;  gibi sıfatlarla karşı karşıya kalırdı. Yalancı dolma demek; hani seni bi takıma alsak da senden bi cacık olmaz, sen saha da kafana göre takıl, top gelince vur gitsin.</strong></p>
<p><strong>Takımlar da belirlendikten sonra kurallar belirlenir.<br />
-Abanmak yok<br />
-3 korner 1 penaltı<br />
-Kaleden kaleye gol olmaz<br />
-Kaleci oyuncu yok<br />
ve son olarak<br />
-5&#8242;te devre 10&#8242;da biter.</strong></p>
<p><strong>(Bu esnada kendini maça aşırı kaptırmış arkadaşlar üstlerindeki t-shirtleri çıkarmışlardır, atletle sahada dolanmaktadırlar, hatta daha da fazla kaptıranlar atleti de çıkarmışlardır (: )</strong></p>
<p><strong>Tabi o zamanlar tüm erkek çocukları evde Tsubasa&#8217;yı izlediği için, ve o çizgi film de kaleci Wakabayashi şapkalı olduğu için, kaleciler genelde şapkalıdır. ( çocukluğumun çizgi-filmidir Tsubasa )</strong></p>
<p><strong>Top mu kale mi ? sorusundan sonra maç başlar. Maç esnasında her oyuncu aynı zamanda spikerdir. Mesela Ali topu aldı gidiyo diyelim ; &#8221; evet top şimdi maradona da , maradona gidiyor, mükemmel bir çalım, verdi pasını&#8221; top bu esnada Ahmet&#8217;e geldi diyelim &#8221; evet sayın seyirciler hakan şükür, hakaan, hakaaaaan vuruyooor ve goooooooooll&#8221; koşarak kendi kalesine doğru gitmeye başlar, tabi eller yukardadır. Ahmet&#8217;e gol pasını Ali verdiği için o da ayrı bir havadadır.</strong></p>
<p><strong>Maç esnasında topu Mehmet dışarı attı diyelim. Karşı takımdakiler bağırmaya başlar &#8221; atan alır spoorrrr&#8221; veya &#8220;aynı hızlaaaa&#8221;. Mehmet bu atan alır veya aynı hızla lafına muhtemelen gıcık olduğundan gayet rahat adımlarla gider ve topu alır.</strong></p>
<p><strong>Top maç esnasında bir arabanın altına kaçtığında ise ilk olarak top el ile alınmaya çalışılır. Eğer olmuyorsa arabanın altına yatılır ve top iki ayağın arasına sıkıştırılarak alınmaya çalışır. Şayet bu durumda da alınamıyorsa, top sopa ve taşlarla arabanın altından çıkarılmaya çalışılır.</strong></p>
<p><strong>Hemen hemen her maçta, oyunculardan yaşça büyük olan bir abi gelir, topu alır ve herkesi çalımlayarak golü atar. Aslın olay öyle değildir. Gelen abi bir an önce sahadan defolup gitsin diye, herkes bilerek çalımlanır.</strong></p>
<p><strong>Maçta bir faul olduğunda ise baraj mesafesi 3 adımdır. İşte burda baya bi tartışma olur. faul atışını kullanacak olan takımdan birisi bacağının erebileceği kadar adımlarla 3 adım sayar, karşı takım ise &#8221; ohaaa ohaaaa&#8221; diyerek itiraz eder, baya bi münakaşadan sonra baraja yeri belirlenir.</strong></p>
<p><strong>Eğer maçta şaibeli bir gol olursa. Mesela top taş üstünden gider, veya kalecinin erişemeyeceği yükseklikten gider, veya öyle görünür. Karşı takım &#8220;gooool&#8221; diye bağırmaya başlar. Golü yiyen takım ise &#8220;ne golü olm taş üstü&#8221;, baya tartışıldıktan sonra golü yiyen takımdan, dürüst bir arkadaş &#8220;goldü gol&#8221; der ve karşı takımdakiler &#8221; bak kendi oyuncun bile gol diyor&#8221; der.  Bu &#8220;goldü gol&#8221; diyen arkadaş ya içten içe yada açıktan açığa küfür yemeye başlar :)</strong></p>
<p><strong>Eğer top kalecinin bacak arasından geçip gol olmuşsa, bu beşliktir. maçta 5 gol yerine geçmez ama manevi değeri 5 goldür bunun. Hele golü atan oyuncudaki gurur görülmeye değer.</strong></p>
<p><strong>Eğer maç bir türlü bitmiyorsa veya oyunculardan birinin annesi çağırmışsa, &#8220;atan kazanır&#8221; kuralı uygulanır. Bu altın gol gibidir. İlk golü atan maçı kazanmış sayılır.</strong></p>
<p><strong>Maç sonrasında; ise &#8220;sen kaç gol attın&#8221; sorusu kesinlikle sorulur. Genelde bu soruyu en çok gol atan oyuncu sorar.</strong></p>
<p><strong>Hemen hemen her gün yapılır bu mahalle maçları. Hele haftasonları günde 3 defa yapıldığı bile olur.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mehmet.diyebiri.net/mahalle-maclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
